Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler küresel borsalarda 14 trilyon dolarlık kayba yol açtı. Uzmanlar, enerji arzındaki risklerin küresel ekonomiyi daha da sarsabileceği uyarısında bulundu.
Küresel borsalar, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte önemli bir değer kaybı yaşadı. Savaşın ilk ayında toplam 157,5 trilyon dolar olan dünya borsalarının değeri, 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara gerileyerek yaklaşık 14 trilyon dolarlık bir erime gösterdi. Bu durum, yatırımcı güvenindeki azalmanın yanı sıra savaşın küresel ekonomiye yayılan geniş etkilerini gözler önüne serdi.
Küresel enerji arzının merkezi konumundaki Orta Doğu, İran’a yönelik saldırılar ve misillemelerle birlikte yoğun bir savaş ortamına sürüklendi. Günlük petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sini taşıyan Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar ve artan güvenlik riskleri, küresel enerji akışını doğrudan sekteye uğrattı. Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıkarken, arz kısıtlamaları diğer petrol ürünlerinde de fiyat baskısını artırdı.
Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, artan jeopolitik tansiyonun fiyatlara yansıdığını belirtti. Risk priminin finansal piyasalarda daha belirgin gözlemlendiğini ifade eden Aslanoğlu, petrol fiyatlarının savaş bitse bile 20-30 dolarlık bir risk primini barındırabileceğini söyledi. Altın ve borsalarda da benzer hareketlilikler beklenebileceğini ekledi.
Aslanoğlu, küresel ölçekte arz yönlü bir şok yaşandığını vurgulayarak, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının veya aksamasının ciddi baskı yaratacağını belirtti. Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya gibi dünyanın üretim merkezlerinin enerji girdisinin büyük kısmını bu boğazdan aldığını hatırlatan Aslanoğlu, enerji tedarikinde yaşanacak sorunların bu ülkelerde arz tarafında sıkıntılara yol açacağını öngördü.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğal gazın yanı sıra alüminyum ve gübre gibi kritik ürünlerin tedarikinde yaşanacak aksamaların, gıda ve enerji fiyatları üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağı ifade edildi. Bu durumun, küresel ekonomide yeni bir maliyet dalgasını tetikleyeceği ve fiyatlama rejiminde yeni kalemleri gündeme getireceği belirtildi.
Petrol üreten ülkelerin kısa vadede yüksek petrol fiyatlarından fayda sağlayabileceği ancak bunun yaratacağı talep düşüşünün uzun vadede kendilerine zarar vereceğini belirten Aslanoğlu, bu nedenle geçici fiyat artışlarının olabileceğini söyledi. Lojistik ve sigorta şirketlerinin kısa vadede avantaj elde edebileceği ancak riskin gerçekleşmesi durumunda sigorta şirketlerinin de zorluklarla karşılaşabileceği vurgulandı.
Küresel toparlanma olsa bile enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda, gıda ve emtia fiyatlarının da yüksek seyretmeye devam edeceği öngörüldü. Emtia üreticisi Latin Amerika ve Afrika ülkelerinin bu süreçte daha avantajlı konumda olabileceği, ancak emtiaya bağımlı ithalatçı ülkelerin daha fazla kayıp yaşayabileceği ifade edildi. Büyük ölçekli şirketlerin risk yönetimi ve likidite avantajı sayesinde bu tür krizlerde daha iyi konumda olduğu, küçük işletmelerin ise likidite kesintileri nedeniyle daha fazla zorlanacağı belirtildi.
Kahramanmaraş’ın en güncel haber kaynağı. Maraş Yankı, şehirden ve dünyadan önemli gelişmeleri anlık bildirimler ve derinlemesine analizlerle ekranlarınıza taşıyor. Doğru bilgiye ulaşmanın en kısa yolu.
Yorum Yap